YAZARLAR

KATEGORİLER

ARŞİVLER

Bültenimize abone olun

13 Ağustos 2021

     Resmettiğim bir gün var hayalimde, sanki sürekli aynı rüyayı görüyormuşum gibi, aynı şeyi üst üste gördüğüm bir hayali resmedip duruyorum. Duruyorum dediysem de aldanma, yürürken bile hayalimde resmediyorum bu günü. Sanki sürekli benimle birlikte, kimisi bunu her günün gecesinde rüyasında görüyorsa bile, ben görmekle kalmıyor ve inşa ediyorum, sanki bir yap boz gibi, tuğla tuğla diziyorum. 

 

     Nasıl bir gün bu? sıkıldım, anlatacak mısın? der gibi olduğunu hissediyorum. Yavaş yavaş ısınarak hissiyatı pişirmek ve doruk noktasına kadar, bir şeyleri tüketmemek en güzeli.

 

     Soğuk bir gece resmediyorum elbette. Ruhu; karanlığın soğuk gecelerine gömülmüş biri için başka bir çare düşünebiliyor musun? Hayat sen neredeysen oraya çekecek, güneşin batmaya yöneldiği her saniye geçmişten, geriden, arkadan seslenen bir soğuk gecenin varlığı. Ruhun içine gömülmüş, sanki seni sürekli oraya çağıran, aydınlığın ve ışığın içinden geçmek senin için bir ızdırap oluyormuşçasına, güneşin tepende aşk ettiği günleri gerinde bırakabilmek için, tarihin ileri sarma tuşunu arayıp durmuşsun gibi. Tarihin ileri sarma tuşunu arıyor oluşun üzerinden geçen gün ve gecelerin muhasebesiyse bambaşka bir gecenin karanlığı. 

 

     Sence bizim soğuk bir gecenin hayaliyle yanıp tutuşmaya hakkımız yok mu? 

Yorum yapılmamış »

No comments yet.

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL

Leave a comment