YAZARLAR

KATEGORİLER

ARŞİVLER

Bültenimize abone olun

13 Haziran 2021

     soru basit. bir anda akla düşen tuhaf sorular vardır ya; cevabını bilip bilmemek arasında gidip gelirsin, işte öyle bir soru.

     “satın alabileceğin başka bir hayalin kalmadığında, intihar düşüncesi yeniden hortlar mı?” 

     hiç gitmemiştir dediğini duyar gibiyim. o halde üzülme. sen bunu başaracak bir yüreğe sahip değilsindir. korku dünyası içinde, korkularınla ve tedirginliklerinle yaşamaya, bunların sana verdiği zararlarla yüzleşmeye, her yeniliğe gözlerini devirmeye ve kabullenmeye, onların üstesinden gelmek üzere çalışıp, yenilgiye bir kez daha uğramayla sonuçlanacak.

     bal gibi de biliyorsun, bırak kendini kandırmayı.

11 Haziran 2021

Bulunduğun  ortamda ortaya bir fark koyabilmek için birtakım özellikler gerekebilir. Bu sayede indanlara farklı bakış açıları sunulabilir. Üzerinde hiç düşünmedikleri bir konu hakkında harekete geçmeleri sağlanabilir.

Tabi farklı olmak ile farklılaşmak arasında o ince ayrımı gözeterek. Farklı görünmek için kılıktan kılığa girenlerden olmamak lazım.

07 Haziran 2021

Daha önce yazdım mı bilmiyorum ama şu hayatta söyleyebildiğim için şükrettiğim şeylerden biridir anneme söyleyebildiğim şu cümle: “‘ben’ ‘SEN’i üzeceğim, ‘SEN’ de ‘ben’i affedeceksin!” Elhamdülillah.

03 Haziran 2021

en güzeliyse; renklerin cümbüşüne bedavadan seyirci ol. fena mı? haziran içinde baharın ilkini yaşıyor olsakta, son olanını arıyor ya gönül, kavurucu sıcağın ucundan kıyısından geçip, yeniden hafifçe üşümeye yüz tutmuş bir havanın içinde güne uyanmak hem de zinde, demir gibi.  

 

insanın arayışı bu, elinde imkanı olan şeye de, olmayana da tutkunluğu ve elde etme isteği, arzusu. bununla yanıp tutuşur, hasedi bile bunadır. hasedi bir metaya gibi görünse de; Rabbinin verdiği nimete sürekli bir şekilde yaşama isteği. aç gözlü ve gönüllü insanın buradaki arayışıysa, baharın son hali ve renklerin cümbüşü, güneşin erken batması, karanlığın uzaması ve hayallerinin arkasının kesilmemesi. 

 

havalar ısınırsa hayallerin de ardı kesilecek ve bir nekahet dönemine girip, hayal edebilme zayıflığına düşecek ve bunun elinden alınmasına üzülecek gibisin. son baharın verebileceği şeylerin belki de hiçbir sınırı yoktur, kim bilir. en azından özlemin, sevginin böylesi, öyle değil mi?

02 Haziran 2021

o şehirde çocuklar gibi şendik
ellerimizde top gibi şekerler
kara közde pişmiş kestaneler
ellerimizde oyuncaktan at arabaları
yalın gezdiğimiz o kır bahçeleri
kokusundan bayıldığımız
o sulu nar ağaçları
kendimizi temizlediğimiz
ağaçların yaprakları
sonbaharın sade sessizliğinde
koşuşturduğumuz zamanlar
ne zaman geri gelir kimbilir
o kaybolan koca şehir…

27 Mayıs 2021

Aylardır üç dört sokak köpeği çitlerin arkasında duruyorlardı. Geçimlerini arada kendilerine uzatılan yemek/ekmek parçalarından çıkarıyorlardı. O an için aç olabilecekleri düşüncesi ile öğle yemeğinde mideme çok geldiğini düşünüp yemediğim bir miktar ekmek parçası ile şimdi ben de karşılarındaydım.

Benim merhamet nazarıma göre en küçük köpeğe en büyük lokmayı verme düşüncesi hareketlerimi yönetiyordu. Ortalarına atacağım ekmek parçasını içlerinden en atik ve hırslı olanın alacağını ve bu yüzden diğer çelimsiz ve küçük köpeklerin aç kalacağını daha öncesinden deneyimlediğimden bu sefer farklı bir taktik izlemeye karar vermiştim.

Ekmekten kopardığım bir parçayı, büyük köpeklerin yemek için biraz uzaklaşacağı bir noktaya atarken, bu sırada küçük köpeğe rahatça ekmek yedirebiliyordum.

Bir diğer taraftan da küçük bedenli köpeğin daha az enerji harcayacağını ve büyük köpeklerin bu yüzden belki de daha fazla ekmek yemeleri gerektiği gibi başka bir mantıksal hisse kapıldım. Elimde kalan küçük bir parça ekmeği siyah burunlu, içlerindeki en atik ve iri cüsseli köpeğe uzatırken çit teli ile beton arasından uzattığı kafası ile ekmekle beraber elimin yarısını ağzının içine alması bir oldu. Allahtan ısırmak gibi bir hamlesi olmadığından elime bir şey olmadı. Fakat ben ekmeği uzatmaya başladığımdan itibaren ekmeğe odaklanması, kafası ile elimin her hareketini hızlı reflekslerle takip etmesi, burnundan çıkardığı sesler ve son olarak elimi de ağzına alacak şekilde yaptığı çevik hamleye şahit olunca içimden geçen cümleler şöyleydi;

“Aman Allah’ım. Hırsa bak. Aynı insanoğlu!”

25 Mayıs 2021

Onu kurtaran aşkı olacak. Kimini ibadeti, kimini teslimiyeti, kimini de aşkı kurtaracak. Onu kurtaran da karşılıksız aşkı olacak. Onu kuyudan çıkartan karşılıksız aşkı olacak.

22 Mayıs 2021

benliğimin altında çırpınır
sonra seslerin yoğunlaşmasıyla dışa yansır
kırık hayallerin
birbirleriyle buluşması gibi
havada yoğunlaşırım
tüm benliğim ve ben
I
rüzgarın dansı var penceremde
uğultu deryası penceremde
kalmaz ondan eser penceremde
kaldırımlardan toplar tüm tozlarını
gittiğini ve bir daha geleceğini söylemeden
II
sen kendini sıralamaya koymuşsun
keskin bir döngü içerisinde
gelişinde keskin oluyor, gidişinde
ve can yakıyor, can yakıyorsun
yorgun ölümler alarak
sonsuzluğa gömüyorsun
III
artık seni özlemez oldum
üstüne yazı yazmaz oldum
yorgunluğuma yorgunluk
yoluma ise iki kat barikat koydun
ve bir ben bile seninle baş edemedim…

 

not: yine çok geçmiş günlerden.

10 Mayıs 2021

Düpedüz ‘iki’yim ben. Birinin diğeri ile alâkası yok. Birisi ‘Mersin’ diğeri ‘tersin’. Biri siyah öteki beyaz. Hanzala benim için söylemiş:”İsmet Selim münafık oldu Ya Rasul-Allah!” Yarısı dolu tek bardak olmaktan çıktı bu iş erenler. Basbaya iki bardak var masada. Biri ağzına kadar dolu, taşıyor. Bir diğeri ise hiç dolamayacak kadar boş. Medet Ya Mümît, medet Ya Hayy !!!

09 Mayıs 2021

     bir fotoğrafın, eski bir kitabın altı çizili birkaç satırında bulduğun anılar, sana yıllar sonra bile neleri neleri hatırlatabilir. kötü mü iyi mi buna sen karar vereceksin. bir süre susup hafif bir tebessüm belirirse dudaklarında belli belirsiz, mutlu olduğuna, diğer türlü acılı ifadeler seni bekler silerken fotoğrafı veya o anıyı.

 

     geçmişte yaşayan, geçmişin soğuk zincirlerinden kurtulamamış bünyelerin içinde kayboldukları bir girdap gibi, kendine karşı çekim kuvveti inanılmaz kuvvetli bir şey; geçmiş. bunu bir fotoğraf karesinde yahut bir anılar dizisinde, kitaplığında yıllardır sakladığın o sararmış yapraklı ve küf tutmuş kokusuyla yapraklarını çevirerek okuduğun kitabın içinde arar durur. 

 

     geçmişin acıları, sevinçleri, her türlü şekilde içinde yaşayan bir asalak gibi büyür ve senden beslenir. sağlıklı beslenir, yediğine içtiğine dikkat edersen, sağlığını geri kazanman kısa zamanda gerçekleşir. geçmişin yakanı bırakıp, taşıdığın yüklerinden kurtulup, son sürat nefes almanı sağlamak istiyorsan da, bunun ilacını senin bulman ve tedavi sürecini de ona belirlemen gerekir. yoksa o asalak seni emmeye, kanınla beslenmeye, ücretsiz şekilde hayatını idame ettirmesine devam etmesine olanak sağlayacak olan sensin. 

 

     ver kararını.

Eski Yazilar »